Anasayfa / Aşk Hikayeleri 11 Ocak 2016 6 views

Nişanlılık dönemi

Nişanlılık dönemi içinde ben işlerimi daha fazla takip etmeye çalışırken Leyla Simge de okulunu bitirmek için derslerini aksatmamaya gayret ediyordu. Birbirimizi onun okul çıkış saatinde görmek üzere kendi aramızda sözleşmiştik.

Nişanlılık dönemi uzun süreceğe benziyordu. Nişan töreninde bizi birbirimize çok yakıştıranlardan kıskançlıkla Leyla Simge’yi göz hapsine alanlara kadar bin bir değişik ifade arasında tamamlayabilmiştik. Şimdi birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulup artılarımız ve eksilerimizle birbirimize tahammül etmeyi öğrenmeye başlamıştık. Öncelikle saygıyı kaybetmemek adına ona yaklaşıyor ve onun bana karşı tavırlarının da saygı içinde olduğunu görebiliyordum. Aşk ve tutkunun bir arada bu kadar mükemmel bir uyum içinde yaşanabileceğini hiç düşünmemiştim. Gerçi ben aşık olabileceğimi de hiç düşünmemiştim ya neyse. Leyla Simge’nin okul çıkış saatinde üniversitenin giriş kapısında beni beklerken gördüğünde yüzünün aldığı unutulmaz şekli sanırım ömrüm boyunca unutamayacağım. Allah’ım bu nasıl bir ifadedir ki yüzü neşeyle gülümserken, gözlerinin içinde apayrı bir ışık huzmesi dolanır gibi oluyor. Bana sarılışı içten ve samimi, merhaba demesi bile iç gıcıklayıcı. Sanki yıllardır görmediği bir arkadaşına sarılır gibi sıcacık ve içten. Okul çıkışında birlikte benim arabamla önce bir kafede birkaç çay içip günün gelişmelerinden birbirimize bahsederken ardından akşam yemeği için benim boğaz manzarasını bahçesinde tutan küçük evimin terasında koltuklarımıza kuruluyorduk. Yemeğin ardından onun elleriyle hazırladığı Türk kahvelerimizi yudumlarken el ele biçimde denizin yakamozlarını izliyorduk. Hemen her akşam saat 21.00 sıralarında onu kaldığı yurda geri bırakıp ertesi gün okul çıkış saatinin bir an önce gelmesi için dua etmeye başlıyordum. Aradan geçen iki yıla rağmen sadece nişan töreninde onu dudaklarından öpebilmiştim. İnanın o andan sonra bir kez bile onu öpmek için teşebbüs dahi etmedim. Nişan dönemi boyunca benimle herhangi bir cinsel yakınlaşmaya izin vermeyeceğini ve benim de bunu istemeyeceğime dair benden söz almıştı. İş yaşamımda ve arkadaş ortamlarımda verdiğim sözleri tutacağımı herkes bilir ve Leyla Simge’de bunu kısa sürede öğrenmişti.

Nişanlılık dönemi bitmek bilmiyordu. Bir an önce ona kavuşmak ve bir daha ayrılmamak üzere onu evimin her köşesinde görmek istiyordum. Onunla bir ömrü beraber geçirebilmek ve onun tüm bedenine sahip olma dürtüsüyle geçmek bilmeyen zamana inat aşkımı ve tutkularımı daha da büyütüyordum.

Etiketler
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış

Yorum Yap