Anasayfa / Aşk Yazıları 16 Ekim 2015 3 views

Kar yağıyor yalnızlığıma

Bugün canım sıkıldı evimde. Sen geldin yine aklıma. Sıkıntımı atayım diye baktım penceremden dışarıya. Dışarıda kar yağıyormuş meğer. Kar taneleri birbiriyle dans ederek düşerken onları izliyorum. Sıcak evimde yalnız, bir başıma ve sensizim. Sen aklıma gelmeden önce odam gibi yüreğimin içi de sıcacıktı. Sen aklıma geldiğinde nedense yüreğim üşüyor, düşüncelerim titriyor, ellerim buz gibi oluyor. Üşüyorum sensiz yağan karda…

Hayallerim de tıpkı düşüp eriyen kar taneleri gibi bir bir eriyorlar. Neden bir arada değiliz diye düşünürken gördüğüm düşen kar tanelerinin varlığında vücut buluyor sanki birlikteliğimiz. Kar tanelerinin kutupları nedeniyle birleşemediklerini biliyordum. İnsanlar da zıt kutupların birbirlerini çektiklerini duymuştum. Ama biz zıt kutup değildik ki. Aslında biz hiç kutup olmadık, olamadık birbirimizle. Biz belki de onun için güzel başlayan ilişkimizi devam ettiremedik. Başlarda ilişkimizdeki her şey en azından benim için mükemmel gidiyordu. Sonra sebeplerini hala hatırlayamadığım kavgalarımız başladı…

Şu an düşünüyorum da kavgalarımızın nedenlerini hala anımsayamıyorum. Her kavgamız gözyaşı ve ardından bitmeyen sessizliğin eşlik ettiği derin düşünceler bırakıyordu. Biz neden böyle olduk? Bu kadar birbirini seven, birbiri için gözünü budaktan ayırmayan iki deli aşık nasıl bu hale geldik? Biz ayrılmaz bir bütünün değişmez parçaları gibiydik. Şimdi bu parçalardan sadece bana ait olan kısmı kaldı elimde. Yıkık dökük, kendi içinde bin parçaya bölünmüş kısmıyla başbaşayım şimdi…

Sensizlikte üşüyorum sevgilim, karlar yağıyor yalnızlığıma. Belki sırf kar yüzünden üşüyorum yalnızlığımın kuytu köşelerinde. O kadar çok ihtiyacım var ki senin sıcacık sevgi yorganına. O kadar istiyorum ki o sevgi yorganını üstüme örtmeni. O sevgi ki beni her mevsim sıcacık tutmuştu, bir de yüreğimi…

Penceremden bakıyorum düşen kar tanelerine. Kendimi bulabileceğim bir kar tanesi arıyorum içlerinden. Seçiyorum daha gökyüzündeyken bu düşen kar tanesi ben olayım diye. Ama bulduğum her kar tanesi, kaderin bir cilvesiymiş gibi umutsuzca düşüyor, çarpıyor kaldırımların ıslak zeminine. Kendimi bu kadar mı benzettim diye düşünüyorum sonra. Bende tıpkı kar taneleri gibi yalnız ve sensizken düşüyorum. Kar yağıyor yalnızlığıma, tıpkı aç kaldırımların düşen kar tanelerini emen ıslak zemini gibi eriyorum sensizlikte. Toprağın suya ihtiyacı olduğu gibi, aç insanın ekmeğe muhtaçlığı gibi ihtiyacım var sana…

Bırakma beni sensizliğin ıslak kaldırımlarında! Bırakma beni yağan karların arasında yalnızlıkta! Kar yağıyor yalnızlığıma ve ben hala muhtacım sana…

Admin Yakup Öztürk

Etiketler
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış

Yorum Yap