Anasayfa / Aşk Yazıları 26 Ekim 2015 5 views

Aşkta yıkılmamak için öneriler

Aşkta yıkılmamak için sevgilinin yokluğuna alışmak gerekir her şeyden önce. Ayrılığın ardından yaşanılan duygu yoğunluğunun en fazla etkili olduğu kısım maalesef alışkanlıklar oluyor. Ayrılığın ardından içinizde oluşan acı ve yanma hissini hiçbir kimse söndüremez. Hala bir yanınızda umutları yaşatırsınız. En azından içinizdeki yangınları söndürsün, acıları dindirsin diye bir umuda sarılırsınız yağmur duasına çıkmış tarımla uğraşanlar gibi. Sürekli sevgilinize ne kadar çok sevdiğinizi anlatabilme hayalleri kaplar her yanınızı. Pişmanlıklar geçip gider gözünüzün önünden ama aslında hiçbir yere gitmeden yakınınızda duruyorlardır.

Sonra beklemeye başlarsınız, umutla ve hayalle. Birilerini yerleştirmek istersiniz içinizde oluşan boşluğa ama kimse sığmaz, kimse dolduramaz onun yerini. Sürekli bir avunma içgüdüsü kaplar her yanınızı. Birinin boynuna sarıldığınızda, birinin dudaklarını öptüğünüzde, birinin elini tuttuğunuzda sürekli aklınıza sevdiğiniz gelir ve onunla yaşadığınız anları hatırlarsınız siz istemesiniz de. Onu tanıdığınız güne, sevdiğinizi anladığınız ana lanet edersiniz.

Aşkta yıkılmaya başladığınızın resmidir bu yaşanılan duygular. Bu andan itibaren sevgilinin tavırları, duyguları ifade etme biçimleri, aşkın hissettirdiklerinin önüne geçmeye başlar. Sürekli bir sorgulama hali başlar aşk ile ilgili. Birlikte kurulan hayaller sorgulanır ve ilk fırsatta sevgiliye bunlar yüzüne çarpmak amacıyla biriktirilir düşüncelerde.

Ortaya çıkan yeni durumlar ayrılık nedeni olarak ileri sürülmeye çalışılır. Aşık olup ayrılık sonucu yıkılmamak için bu nedenleri kendimize göre sorgulamaya çalışılır ve her seferinde kendimizi haklı çıkarmak adına böyle davranırız. Her giden kendi bahanesini yaratır, her giden çok acımasızdır felsefesine sarılırız. Aslında terk edilmeyi kendimize yakıştıramadığımız için bahaneler buluruz.

Ayrılık sonrası yaşanılan en yoğun duygu boşluk olur. Sevilen kişi artık yoktur, gitmiştir ve ulaşılacak bir yerde olmayabilir. Bu nedenle kabullenmeme en kolay davranıştır her zaman. Onsuzluğa dayanabilmek adına olur tüm çabalar. Geri dönmesini sağlama uğraşları, kendini affettirme arayışları, kendini acındırma diyalogları, hepsi onun sizi tekrar sevmesini sağlamak adına yapılan hareketlerdir. Bir türlü kendi hatalarımızı görmek istemeyiz.

Ayrılığın ardından unutulmaması gereken en önemli konu siz yaşadıkça içinizdeki acı da yaşayacaktır. Kimse çare olamayacaktır bu yangını söndürmek için. Ayrılık, ayrılık, yaman ayrılık. Her bir dertten ala yaman ayrılık diye devam eden türkünün sözlerinde olduğu gibi acıların en büyüğü olarak lanse edilmesi boşuna değildir.

Aşkta yıkılmamak için sizlere önerim ise bir daha kimse onun kadar içinizi acıtamayacak olmasını teselli olarak algılayabilirsiniz.

Admin Yakup Öztürk

Etiketler
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış

Yorum Yap