Anasayfa / Aşk Hikayeleri 25 Ocak 2016 14 views

Aşkın böylesi olur hikaye

Aşkın böylesi olur ve üstelik de olduğunda dillere destan olur. Aşkın böylesi ancak filmlerde olur diyenler çok yanılıyorlar. Çünkü aşkın böylesi hikayesinde yaşananlar gerçektir ve aşkları da buna şahittir. Aşkın böylesi olur ve olmaya da devam edecek, yeter ki gönüller bir olsun.

Aşkın böylesi olur!

Murat’ın yükselen kariyeri ve artan ünü ile birlikte, Merve’ye duyduğu aşk da yükselerek gün geçtikçe daha da kavurucu bir hal alıyordu. Merve ise sevdiğinden çok uzaklarda ne yapıyordu? Nasıl yaşıyordu, neler hissediyordu? O da Murat gibi hasretin ateşi içinde çılgınlar gibi dans mı ediyordu? Tüm bu sorular arasında Merve’yi bulmak için yıllar boyunca çabalamış ama bir sonuç alamamıştı. Merve’nin çevresinden tanıdığı, ulaştığı hiç kimse Merve hakkında bilgi vermiyordu. Murat’ın Amerika’da artan ünü sınırları aşıp Türkiye’ye kadar gelmişti. Merve’nin babası, kötü giden işlerini bir an önce düzeltmek adına farklı girişimlerde bulunuyor ancak bir türlü olumlu sonuç alamıyordu. Murat’ın hazırladığı programlardan biri ile çalışan ve aynı isimle anılan elektronik bir ürünün Türkiye temsilciliğini almak için müracaat ettiğinde, o ürünün tüm satış, pazarlama ve diğer haklarının Murat’ta olduğu bilgisini aldı. Türk, Türk’e her zaman yardım eder prensibiyle Murat ile iletişime geçti ve kendisinden randevu almayı başardı. Bir ziyaret için İstanbul’da olan Murat ile çok lüks bir otelin restaurantında buluştular. İlk karşılaştıklarında Murat’ı tanımasa da ilerleyen konuşma ve sıkı pazarlıklar sırasında Murat’ın, kızı Merve’nin liseli aşkı olduğunu hatırladı. Öyle mahcup olmuştu ki anlatılmaz biçimde yüzü kızarıyordu. Zamanında kızının yanından kovmasına rağmen Merve’nin peşini bırakmayan yüzü sivilceli gençle iş görüşmesi yapıyordu ve bu işe çok fazla ihtiyacı vardı. Murat, durumun farkında olduğundan işi yokuşa sürmeden ve geçmişi hatırlatmadan tüm pazarlama, bayilik, satış haklarını kar payı üzerinden belli bir oranda Merve’nin babasına verdi. Böylece Merve’nin babası ile arayı sıcak tutacak, belki de Merve hakkında bilgi alacaktı.

Tüm bu planlar üzerinden yapılan anlaşma büyük bir basın toplantısı ile duyuruldu. Türkiye genelinde başarılarıyla bir anda üne kavuşan Murat’ın talibi her geçen gün artıyordu ama o kalbinde sadece Merve’nin yaşamasına izin veriyordu. Amerika’ya döndükten sadece 2 hafta sonra Merve’nin babası Murat ile tekrar iletişime geçerek onun onuruna verdiği davete gelmesini rica etti. Merve ile yıllar sonra tekrar karşılaşma umudu ile teklifi hemen kabul eden Murat, yardımcısına verdiği talimatla hemen hazırlıklara başladı. 15 günlük aradan sonra tekrar Memlekette olmanın buruk heyecanıyla, Merve ile karşılaşma ihtimali birleşince yüreği yerinden çıkacakmış gibi titrek ve ürkekti. Merve’nin babasının verdiği boğaz kenarındaki davette tüm gözler kendi üzerindeyken o hala Merve’ye ait bir iz bulmaya çalışıyordu. Tüm gece boyunca Merve’ye rastlayamamış, Merve ile ilgili en küçük bir ipucu bile yakalayamamıştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyandığında yaşadığı hayal kırıklığının etkisini tüm bedeninde hissediyordu. Yılmamalıydı ve aşkına sahip çıkmalıydı. İstanbul’da geçireceği son birkaç gün boyunca Büyükada’da kalmaya karar verdi. Otelden ayrılıp Büyükada’ya gittiğinde sahilde fayton üzerinde Merve’nin babasını gördü. Şaşırmıştı ama çaktırmadan uzaktan onu izledi. Büyük bir evin önünde fayton durduğunda koşmaktan bitap düşmüş olan Murat, köşeden Merve’nin babasına gizlice baktı. Elindeki poşetlerle konağın kapısının önünde duran Merve’nin babasının elinden poşetleri alan yaşlı kadın, kendisine teşekkür edip içeri girdi ve kapıyı kapattı. Merve’nin babası bekleyen faytona binip uzaklaştı. Murat tüm cesaretini toplayıp aynı eve giderek kapıyı çaldı. Kapıyı aynı yaşlı kadın açtı. Murat, adada birkaç gün kalacağını ve kiralık bir oda aradığını iletip 2 gün için 5.000 $ verebileceğini söyledi. Rum kadın kabul edip Murat’ı içeri aldı. Ona kalacağı odayı göstermek için büyük ve ihtişamlı bir salondan geçip merdivenlere yöneldi. Odasını gösterip oradan ayrıldı. Murat ceketini çıkarıp yatağın üzerine dikkatlice bıraktıktan sonra odayı araştırmaya koyuldu. Merve’nin babasının burada ne işi olduğuyla ilgili herhangi bir fikri yoktu. Odadaki komidinin çekmecesini açtığında gözlerine inanamadı, bir resim çerçevesinin içinde sevdiği, yıllardır unutamadığı Merve’nin resmi vardı. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başladı. hışımla odadan çıkıp Merve diye seslendi. Cevap veren olmadı ama yılmadan tekrar yüksek sesle Merve diye haykırdı. 8 odalı bu konakta tüm odaları tek tek açarak ilerliyordu ki son açtığı odanın duvarlarından birinde kendi yağlı boya resmini gördü. Şaşırmış vaziyette resmi incelemeye başladı. Üzeri örtülü duran yağlıboya tabloların üzerindeki örtüyü kaldırdı. Odayı beyaz bir toz bulutu kaplamıştı. Tabloları incelediğinde bazılarında kendisi ile Merve’nin silüetini, bazılarında sadece kendi yüzünü görüyordu. Bu tablolar dedi kendi kendine. Kapıyı açan Rum kadın içeri girerek ne yapıyorsun burada kuzum diye serzenişte bulundu. Murat, tabloları yapan kişiyi merak ettiğini söyledi ve Rum kadının kolunu sıkarak bu tabloları yapan nerede? Diye sordu. Kadın korkmuş vaziyette Merve’yi soruyorsan o dışarıda, kim bilir nerededir? Belki de sahile inmiştir gibi anlamsız cümleler kurup onu oyalıyordu. Murat, kadının kolunun biraz daha sıkınca kadın, tamam tamam, az sonra gelir, her akşam aynı saatlerde geri döner dedi. Murat, Merve’yi sordu kadına. Kadın anlatmaya başladı. Merve, Murat’tan ayrılmayı kabul etmediği için Büyükada’da yaşayan bu eski ressam olan Rum kadından ders alması ve sürekli orada kalması için babası tarafından buraya getirilmişti. TV, gazete veya dergi okuması yasaklanmış, herhangi biriyle iletişim kurması engellenmişti.

Etiketler
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış

Yorum Yap