Anasayfa / Aşk Hikayeleri, Hikayeler 4 Ocak 2010 10 views

ağlatan aşk hikayesi

Ağlatan Aşk Hikayesi. En güzel ve en yeni aşk hikayeleri ask-sevgi.nette. Ölümsüz aşkların tek adresi ask-sevgi.net

Ağlatan Aşk Hikayesi

Genç adam evliydi ama düşlediği mutluluğu bir türlü bulamıyordu ve çok mutsuz olduğunu düşünüyordu. Yapacak işi de yoktu normal çalıştığı vardiyalı işin ardından arkadaşlarıyla sanal ortama gitme kararı alır. Bundan çok heyecan duymaya başlar, ilk zamanlarda Chat yapmaya başlar. Konuştuğu kişiler erkek olsa da onu mutlu etmeye başlamıştı. Derken zaman durmadan geçiyor genç adam da bilgisayardaki hızını artırmıştı. Genç adam sanal ortamı seviyordu artık ve arkadaşıyla birlikte internet cafe açmaya karar verdiler.

Genç adam çok yorulduğunu düşünür olmuştu, iki işte birden çalışmak kolay sanmıştı ama yanılmıştı. Çünkü bilgisayarların düzgün çalışabilmesi için bakımlarının yapılmaları gerekiyordu. Genç adam yine bilgisayarlardan bir tanesinin bakıma ihtiyacı olduğunu düşünmüştü, dükkândaki müşterileri ayrıldıktan sonra başlamıştı bilgisayarın bakımını yapmaya. Bakımı bitirdi, adam bilgisayarın denemesini yapıyordu. Artık içindeki garip duygularda çoktan kaplamıştı her yanını sıradan bir sohbet kanalına girdi genç adam yazdı oradan bir tanesine merhaba beklediği karşı cevapta gecikmemişti klasik sözlerle geçiyordu ki konuşma, genç adam artık duygularına hakim olamıyordu ve adam yutkunduktan sonra yazdı benim aşkım olur musun dedi karşısındaki kişiden beklediği cevap gelmiyordu belliydi ki karsısındaki insanda beklemiyordu bunu. Genç adam bir süre boş boş baktı ekrana ve hiç beklemediği bir anda evet olurum sözlerini görünce yerinde duramıyor içine sıcacık sevgiyi sığdırmaya çalışıyordu artık uzun saatle konuşmalar yaşandıktan sonra adam hiç düşünmeden telefonunu bile vermişti. Çünkü karşısındakine aynı kaderi yani yakın kaderi paylaşıyordu ve o da çok mutsuzdu bunu anlamıştı genç adam çok şeyler paylaşabileceğini düşünmüştü ertesi gün hiç beklenmedik bir anda telefonu çalar adamın genç adam bakar numara yok açar telefonunu ve hiç duymadığı bir sesti karşısındaki ses adamın kulaklarından içerilere yüreğine sesleniyordu sanki karsısındaki genç bayanda çok etkilenmişti sanki adamın konuşmalarından bundan sonra genç kadın sürekli aradı genç adamı nette konuşmaları devam etti günlerce, gecelerce hiç birbirlerini görmemişlerdi aylar geçmesine rağmen çünkü ikisinin de duyguları aynıydı ya beni görünce beğenmezse ya beni bırakırsa gibi korkulardan geçiyorlardı ikisi de öyle bağlanmışlardı öyle alışmışlardı ki birbirlerine birinin diğerini bırakması ötekinin yıkımı olacaktı sanki ama cesaretini topladı genç adam ne olursa olsun göstermek istiyordu kendisini ve bu sayede genç kadının kendisini ne kadar sevdiğini anlayacaktı ve bunu yaptı açtı kamerasını gösterdi kendisini genç adamda karşısındaki genç hanımı görünce ona bir kez daha aşık olduğunu anladı, genç adam biliyordu ki karşı taraftaki genç hanımı zaten hiç görmeden çok sevmiş aşık olmuştu onun için zaten artık görüntünün anlamı yoktu, sadece kendisini seven kadının onu görmesinin hakkı olduğunu düşünüyordu, iki sevdalı aşklarına inanılmaz bir hız verdiler, öyle büyük bir mutluluk veriyorlardı ki birbirlerine, birbirleriyle her konuşmalarında yeniden aşık oluyorlardı, birlikte yıllar geçirdiler, ama şimdi birbirlerini görmeden ölmeyi hiç istemiyorlardı, birbirlerinin gözlerine bakmak doya doya sarılmak hatta birbirlerine sarılıp saatlerce ağlamak aşkları gözyaşlarına doyana kadar ağlamak istiyorlardı, ikisi de biliyordu bu aşka hakları yoktu çünkü ikisi de evli ikisinin de çocukları vardı onlara bu haksızlığı yapabilmek çok zordu ama ellerinden hiç bir şey de gelmiyor her geçen gün ikisi de daha da güçlü duygularla bağlanmaya devam ediyorlardı, ikisi de birbirlerini daha da mutlu edebilmenin yollarını aradılar, genç adam canından çok sevdiği sevgilisi için kendini feda etmek için sevdiği kadını bırakmayı bile düşünmüştü ben onu bırakırsam üzülür ama bu acıları yasamaz artık diyordu, ayrı yaşamaları artık onlara çok acı veriyordu, buna rağmen bir türlü kopamıyordu adam onu her düşündüğünde güller açıyordu yüreğinde ve hatta genç kadın canından çok sevdiği adamı telefonla arıyor sensiz yapamıyorum diyordu gün içinde yaşadığı bütün olayları sevdiği adamla paylaşıyordu genç adam da sevdiği kadından farksızdı zaten ve hatta genç adam canından çok sevdiği sevgilisi için şiirler yazıyor bunları telefonda sevdiği kadına okuyor ve hatta birlikte aynı anda nette dinledikleri ve sevdikleri şarkıları genç adam utanmadan sıkılmadan sevdiğinin kulaklarına söylüyordu, zaten utanılacak ve sıkılacak bir şey yoktu onlar için onlar artık birbirleri için deyim yerindeyse canlarını bile vermeye hazırdılar. Olmuyordu yapamıyorlardı artık ikisi de aynıydı tek bir beden gibi hissediyorlardı kendilerini hep dilekleri vardı tek dilekleri tek istekleri birbirlerini görebilmek uzaktan da olsa genç adam kadına söz verdi seni görmeden ölmek istemiyorum dedi kadında aynı hisleri paylaşıyordu, ikisi de birbirlerine sözler veriyor birbirlerini mest ediyorlardı. İkisi de ölene kadar seveceğim diyorlardı, Allaha dualar ediyor deyim yerindeyse yalvarıyorlardı ne olursun Allahım ölmeden bir defacıkta olsa görebilsem aşkımı ikisinin de yürekleri feryat figan ediyor aynı şeyleri istiyorlardı, dinlediği müzikler bile aynıydı, sadece müzikler mi hayallerini bile ortak kuruyorlardı birbirlerinin hayallerini paylaşıyor, her fırsatta da birbirlerini çok sevdiklerini hatırlatıyorlardı. Hatta öyle bir hayalleri vardı ki ikisi de bunu çok istiyordu, herkeslerden uzak sevgilerin sevmelerin hiç kirlenemeyeceği tepelerin ardında tek gözlü de olsa bir dağ evini andıran hayallerinde çocuklarıyla mutlu çok mutlu olmayı dilemişlerdi. Şimdi genç adam ve genç kadın yılların ezikliğine yılların acımasızca ayrı geçtiğine bakmadılar bile çünkü biliyorlardı ayrı yaşasalar bile birbirlerinin kalplerini taşıyor ve kim ne yaparsa yapsın diğeri hissediyordu artık işte böyle bir şeydi onlarda sevmek, aradan yıllar geçti bir gün hiç beklemedikleri bir anda ilk defa görüşme imkanı bulmuşlardı, ikisi de çok sevinçliydi sanki ikisinin de içi içine sığmıyor uykularını bile tam olarak uyuyamıyorlardı, evet yarın buluşma günüydü genç adam sığdıramıyordu zaten sevgisini yüreğine hiç uyumadı o gece genç kadında aynıydı, ertesi gün genç sevdalılar belirledikleri saatte buluşma yerine gelmişler ikisi de çok heyecanlıydı, çünkü ilk defa birbirlerinin gözlerine bakarak seni seviyorum diyeceklerdi, bu heyecan bile çok fazlaydı onlar için, bir an genç adamın telefonu titremeye başlamıştı baktı telefona onu arayan canından çok sevdiği aşkıydı yolun tam karsısındayım diyordu heyecanlı bir ses tonuyla genç adam basını kaldırdı yolun karşısındaki biricik aşkını görmüştü, telefonunu kapattı genç adam yoldan geçen arabalara bile aldırış etmeden süzüldü arabaların arasından aşkına doğru son bir kaç metre kalmıştı ki tam elini aşkına uzatacaktı ki genç adam aşkının büyüklüğüne dayanamadı yere yığıldı gözleri kapanmıştı artık ve genç kadın hıçkırıklara boğulmuştu ve genç kadın haykırmaya başladı beni böyle bırakıp gitmeye hakkın yok ne olur aç gözlerini canımın içi genç adam son bir hamleyle gözlerini açtı canından çok sevdiği kadının gözlerine kilitledi gözlerini, seni çok seviyorum karagözlüm ben hayalimizdeki evimizi hazırlamaya gidiyorum ne olur sende çabuk gel.

Etiketler
Yorumlar

Yazıya 2 yorum yapılmış.

  1. enes 4 Şubat 2010

    gercekten inanılmaz bi hikaye

  2. CABBİ 31 Mart 2010

    olmuyor

Yorum Yap